Tesla’nın direksiyon ve pedalları bulunmayan Cybercab’i Austin’de yolcu taşımaya başladıktan sonra ilk kapsamlı kullanım deneyimleri de ortaya çıkıyor. Gerçek trafik koşullarında yapılan yolculuklar aracın sürücüsüz şekilde kent içinde hareket edebildiğini gösterirken, uzun bekleme süreleri, bazı sürüş kararları ve yolcu indirme noktaları sistemin hâlâ geliştirilmesi gereken tarafları olduğunu ortaya koyuyor.
Tesla’nın Cybercab’i artık yalnızca tanıtım sahnesinde değil, Austin sokaklarında gerçek yolcularla sınanıyor. 3 Eylül’de ticari Robotaxi filosuna katılan iki kişilik araçla yapılan ilk kapsamlı yolculuklardan biri, teknoloji yayını The Verge tarafından gerçekleştirildi.
Direksiyon da pedal da yok
Cybercab’in en çarpıcı tarafı, geleneksel otomobil kokpitini tamamen ortadan kaldırması. Araçta sürücünün oturacağı ayrı bir bölüm, direksiyon veya pedal bulunmuyor.
Yolcu, Robotaxi uygulamasından aracı çağırıyor. Cybercab geldiğinde kapılar uygulama üzerinden açılabiliyor ve yolculuk aracın ortasındaki ekran kullanılarak başlatılıyor.
Tesla’nın resmi Cybercab yolcu kılavuzu da kapıların kullanımından bagaj bölümüne ve acil durum prosedürlerine kadar yolcuların ihtiyaç duyacağı temel işlemleri açıklıyor. Tesla Cybercab Rider Guide
Cybercab çağırmak her zaman kolay değil
The Verge’in 9 Eylül’de yayımladığı Austin deneyiminde dikkat çeken noktalardan biri bekleme süreleri oldu.
Muhabirin farklı noktalardan yaptığı çağrılarda Cybercab için zaman zaman 25 ila 45 dakikalık bekleme süreleri görüldü. Bir denemede uygulamadaki tahmini bekleme süresi bir saatin üzerine çıktı.
Bunun önemli nedenlerinden biri Cybercab filosunun henüz sınırlı olması. Ayrıca Tesla’nın Robotaxi uygulamasında yolcuların doğrudan “Cybercab istiyorum” seçeneği bulunmuyor. Sistem, mevcut araç durumuna ve yolcu sayısına göre Cybercab veya Model Y atayabiliyor.
Gerçek trafikte bazı pürüzler ortaya çıktı
Yaklaşık bir saatlik Cybercab deneyimi, aracın Austin trafiğinde büyük ölçüde kendi başına ilerleyebildiğini gösterdi. Ancak sürüş tamamen kusursuz değildi.
Deneyim sırasında Cybercab’in bazı şerit seçimlerinde tereddütlü davrandığı, zaman zaman beklenmedik kararlar verdiği ve yolcu indirme noktalarının her zaman ideal olmadığı gözlendi.
Bir başka dikkat çekici ayrıntı ise yağmur bulunmamasına rağmen sileceklerin zaman zaman devreye girmesiydi.
Bunlar aracın yolculuğu tamamlamasını engelleyen sorunlar olmadı ancak Cybercab’in gerçek kent koşullarındaki ilk döneminde yazılımın hâlâ ince ayar gerektirdiğini gösteriyor.
Yolcu ekranında gizli kumanda ortaya çıktı
Cybercab’in hizmete başlamasının ardından araçla ilgili başka ilginç bir ayrıntı da ortaya çıktı.
Bazı Cybercab’lerin ekranında Tesla personelinin kullanımı için tasarlandığı düşünülen sanal bir kontrol arayüzü görüntülendi. Arayüzde aracı ileri veya geri hareket ettirmeye, durdurmaya ve kapıları kontrol etmeye yarayan seçeneklerin bulunduğu görüldü.
Tesla, söz konusu ekranın neden bazı yolcular tarafından görülebildiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmadı.
Asıl sınav şimdi başlıyor
Cybercab’in Austin’de yolcu taşımaya başlaması Tesla açısından önemli bir eşik olsa da ilk kullanıcı deneyimleri şirketin önündeki asıl sınavın şimdi başladığını gösteriyor.
Sürücüsüz bir otomobilin kontrollü testlerden çıkarak günlük kent trafiğine girmesi; yalnızca aracın kendi kendine ilerlemesini değil, çağırma süresinden doğru noktada yolcu almaya, trafik içindeki kararlarından yolculuk sonlandırmaya kadar bütün sistemin sorunsuz çalışmasını gerektiriyor.
Austin’deki ilk deneyimler Cybercab’in bunu yapabildiğini, ancak henüz kusursuz olmadığını gösteriyor.
Tesla’nın bundan sonraki hedefi ise filosunu büyütmek, bekleme sürelerini azaltmak ve Cybercab’i Austin dışındaki Robotaxi bölgelerine taşımak olacak.
Kaynak: Tesla, The Verge




