Avrupa otomotiv sektöründeki zayıf talep, otomobil üreticilerinin ardından parça ve teknoloji tedarikçilerinin bilançolarında da etkisini gösteriyor. Continental’in otomotiv faaliyetlerinden ayrılarak 2025’te bağımsız hale gelen Aumovio, 2026’nın üçüncü çeyreğinde gelir kaybı yaşamasına rağmen kârlılık oranını artırmayı başardı.
Şirketin 5 Kasım’da açıkladığı finansal sonuçlara göre üçüncü çeyrek satışları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 azalarak 4 milyar avroya geriledi.
Kâr marjı yükseldi, faaliyet kârı düştü
Aumovio’nun düzeltilmiş faiz ve vergi öncesi kârı (EBIT), üçüncü çeyrekte yüzde 10,5 düşüşle 137 milyon avro oldu.
Buna karşılık düzeltilmiş faaliyet kâr marjı, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 3,4 seviyesinden yüzde 3,5’e yükseldi.
Şirket, zayıf pazar koşullarına rağmen kârlılık oranındaki iyileşmeyi maliyet kontrolü ve verimlilik çalışmalarına bağladı.
Yeni siparişler ikiye katlandı
Bilançonun en dikkat çekici verilerinden biri yeni siparişlerdeki artış oldu.
Aumovio’nun üçüncü çeyrekte aldığı siparişlerin toplam değeri, geçen yılın aynı dönemindeki 3,2 milyar avrodan 6,4 milyar avroya yükseldi.
Bu gelişme, mevcut satışlardaki gerilemeye rağmen şirketin gelecek dönemlere yönelik iş hacminde güçlü bir artış yaşandığını gösterdi.
BMW ile anlaşma da bilançoyu etkiledi
Aumovio, temmuz ayında BMW ile fren sistemlerinden kaynaklanan hukuki anlaşmazlığı sona erdirmişti.
Anlaşma kapsamında Aumovio’nun BMW’ye 350 milyon avro ödemesi kararlaştırılırken iki şirket arasındaki uzun vadeli teknoloji iş birliğinin genişletilmesi konusunda da uzlaşmaya varılmıştı.
Yeni iş birliğinin 1 milyar avronun üzerinde sipariş hacmi oluşturması öngörülüyor.
2026 beklentisi korundu
Aumovio, otomotiv sektöründeki zorlu koşullara rağmen yıl sonu finansal hedeflerini değiştirmedi.
Şirket, 2026 yılı için 17 milyar ile 17,5 milyar avro arasında düzeltilmiş satış geliri ve yüzde 3 ile yüzde 4 arasında düzeltilmiş faaliyet kâr marjı bekliyor.
Aumovio Üst Yöneticisi Philipp von Hirschheydt, verimlilik çalışmalarına ve finansal hedeflere ulaşmaya odaklanmayı sürdüreceklerini belirtti.
Avrupa’da otomobil üretimindeki zayıflık, elektrikli araç pazarındaki rekabet ve Çinli üreticilerin yükselişi, sektörün tedarik zincirindeki şirketler üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.



