Türkiye’de 2026 yılında yürürlüğe girecek yeni trafik düzenlemesi, araçlarda kullanılan multimedya sistemleri üzerine önemli tartışmalara yol açtı. 27 Şubat 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan 7574 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler, sürüş güvenliğini etkileyen ses, görüntü ve haberleşme cihazlarının kullanımına yeni sınırlamalar getirdi.
Yeni düzenlemeler, özellikle sonradan eklenen ekranlı multimedya sistemleri üzerinde yoğunlaşmış durumda. Yapılan değişiklikler, sürücünün görüş alanında bulunan ve dikkat dağıtma potansiyeli taşıyan cihazlara daha sıkı kurallar getiriyor. Bu çerçevede, standart dışı kabul edilen büyük ekranlı multimedya sistemleri hedef alınmış olsa da, bu cihazların tamamen yasaklandığı söylenemez. Önemli olan, söz konusu cihazın sürücünün görüşünü engelleyip engellemediği ve dikkat dağıtıcı bir şekilde kullanılıp kullanılmadığıdır.
Yetkililer, sürücünün doğrudan görüş alanında yer alan büyük ekranlar, seyir hâlindeyken video oynatma veya film izleme gibi durumların riskli kabul edildiğini belirtiyor. Ayrıca, sürekli etkileşim gerektiren uygulamalar ile güvenlik sertifikası olmayan cihazlar da bu kapsamda değerlendiriliyor. Bu nedenle, araç sahiplerinin dikkat etmesi gereken en önemli nokta, sonradan eklenen sistemlerin sürüş güvenliğini olumsuz etkilemeyecek şekilde kullanılmasıdır.
Yeni trafik düzenlemesi, araç içi ses ve görüntü sistemlerinin kullanımına ciddi yaptırımlar getirmektedir. Kanuna göre, sürüş sırasında dikkat dağıtan cihazların kullanımı 3.000 TL idari para cezasıyla sonuçlanabilir. Ayrıca, sürücünün izleme alanında bulunan ve güvenlik açısından uygun olmayan görüntü cihazlarının araçta bulundurulması durumunda 21.000 TL para cezası uygulanabilir. Bu durumda, araç 30 gün süreyle trafikten men edilebilir.
Düzenlemenin temel hedefi, araç içi ekranların varlığı değil; sürüş güvenliğini tehlikeye atan kullanım biçimleridir. Ekranın boyutu, konumu ve kullanım amacı cezai değerlendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Uzmanlar, sürücülerin seyir hâlindeyken ekran üzerinden video içeriklere erişmemeleri gerektiğini vurguluyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte Apple CarPlay ve Android Auto sistemlerinin durumu da merak ediliyor. Ancak mevcut düzenlemede bu uygulamaların yasaklandığına dair bir hüküm yok. Uzmanlar, bu sistemlerin sürüşe yardımcı teknolojiler arasında yer aldığını ve yasal olarak kullanılmaya devam edilebileceğini belirtiyor. Bu sistemler, navigasyon yönlendirmesi, eller serbest telefon görüşmesi ve sesli komutla müzik kontrolü gibi işlevleriyle sürüş güvenliğini artırıyor.
Yine de, CarPlay ve Android Auto’nun video oynatma veya dikkat dağıtıcı içerikler için kullanılması yasak kapsamına girebilir. Bu nedenle, söz konusu uygulamaların yasaklanması söz konusu değil; ancak kullanım şeklinin sürüş güvenliğiyle uyumlu olması gerekmektedir.



